atıfınkişiselşeysi


Filler…
Temmuz 10, 2008, 5:28 pm
Kategori: Uncategorized

Her milletten öğrencilere hayvanlarla ilgili ödev vermişler ve ‘Filler üzerine yazın’ demişler. Herkes birşey yazmış,

Fransızlar : Fillerde cinsel yaşam

Çinliler : Fil pişirmenin bin yolu

Etiyoplalılar : Bir fille bin kişi nasıl doyar?

İngilizler : Safaride fil avlama teknikleri

Almanlar : Filler ve fillerin Alman dil ve kültürüne etkileri

İranlılar : Filler çarşafa nasıl sokulur?

Amerikalılar : Daha büyük ve görkemli fil nasıl yetiştirilir?

Japonlar : Daha küçük ve daha ucuz fil nasıl yetiştirilir?

Yahudiler : Filler en pahalı ve en kârlı nasıl satılır?

Brezilyalılar : Fillerle karnavalda samba yapma metodları

Ve Türkler : Ne olacak bu fillerin hali?



Chat yapabilme ihtimalni sevdim
Temmuz 10, 2008, 2:05 pm
Kategori: Uncategorized

Ben seninle chat yapabilme ihtimalini sevdim
Sensiz can sıkıntılı bir ortamda vazcaydım
Bilgisayarımı iş için kullanmaktan
Ve artık BiLGiSAYARIM’da BAŞLANGIÇ’a ilave edilmişti chat odam
Ben seninle bir gün o odada Chat yapabilme ihtimalini sevdim.
Sana şiirler biriktiriyordum BELGELERiM klasöründe
Ama sen yoktun…
Ben senin benimle chat yapabilme ihtimalini sevdim
Ne zaman karşısına otursam bilgisayarımın ICQ’da
ONLINE olma ihtimalini sevdim
PASSWORD’u yazmamla başlayan ömrümün en uzun
ömrümün en kısa
ömrümün en çocuk
ömrümün en ihtiyar zamanlarını bekliyorum ç
ünkü sonunda sen orada oluyordun.
Connect oluyordun
Ben senden E-MAIL alma ihtimalini sevdim
Ben seninle bir gün okullara 200 metre bir cafede
Ben seninle ofisteki kalabalığımın ortasındaki masamda
Ben seninle kimsenin bilmek zorunda olmadığı
Sessiz odamda,
chatte olma ihtimalini sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben senin benimle chat yapabilme ihtimalini sevdim
Ben seni hiç sevmedim ki
Yorgun akşamlarda yaptığımız chatleri sevdim
Bir çiçek SCRIPT’ini bir gül SCRIPT’ini sevdim
Ben yıldızları sevdim
Download alanlarından gelip BiLGiSAYARIM’da durdular
Ben seni hiç sevmedimki
Beni KICK’lediğinde AUTO JOIN olmayı sevdim
Taşları sevdim başıma vurduğunda
Ağlamayı sevdim DISCONNECT olduğumda
Yalnız olduğumu anladığımda
Odayı yeniden kurmayı sevdim

Ben seni hiç sevmedim ki
Kuşlara CAPS LOCK’ı öğretmeni sevdim
ACTION’larla konuşmanı insana hatırlatmanı
Chat‘in bir adınında GEYiK olmalığını

Ben seni hiç sevmedim ki
Düştüğün zaman Düşmeni sevdim
SERVER’ı sevdim geldiğin zaman
Kalmanı sevmedim
Korkuyordum sana alışmaktan
Yine de sevdim
gülümsemeyi BYE deyip ayrılışının ardından
Ben seni hiç sevmedim ki
Ben seninle chat yapma ihtimalini sevdim
Ben chatlersem ADAM GiBi chatlerim



Günlük
Temmuz 10, 2008, 2:00 pm
Kategori: Uncategorized

Kadının Günlüğü
Bugün üç yıl bitti. Onun karşısına gelinlikle çıktığım günkü kadar mutluyum.

Tanrım, onu ne kadar seviyorum. Mükemmel bir erkek,cazibeli, yakışıklı, anlayışlı,sevecen, her şey var.

Bugün Cumartesi,bıraktım arkadaşlarıyla eğlensin. En sevdiği yemek olan pastırmalı Kurufasulye ile pilav yapıyorum. Pişti, demleniyor.Banyo yaptım, en sevdiği kıyafeti giydim. Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacağız.. Eve geldi sonunda. Beni öpüşü biraz soğuktu, aklı başka yerde sanki. Aman Tanrım, yoksa? Tüm cilvelerime rağmen, bana yanaşmadı. Arkadaşlarıyla ne yaptığını sordum, ağzında birşeyler Geveledi. Yemekte biraz keyfi yerine gelir gibi oldu, ama hala dalgın,hala uzak,hala kabuğuna çekilmiş.

Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor.Benden genç mi acaba? İşyerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın?

Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken, artık dayanamadım “neyin var?” diye sordum. Gülümsedi, zoraki bir gülümseme, acı dolu, uzaklık dolu.. “Yok birşeyim” diye geçiştirdi.

O gürül gürül yanan aşkın bu kadar çabuk biteceğine inanamıyorum, daha dün bana ebediyete kadar benimle olmak istediğini söylüyordu. Bugün aramızda iletişim kopukluğu başladı bile.Belki de kilo alıyorum.

Çok mu vır vır yapıyorum? Elini tuttum. Elimi okşadı,ama eller hissiz, parmak uçları soğuk… Stepe başlasam?

Çocuk istesem? Yalan, yalan, yalan. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil bunlar.

Bitti…Bittti…Bitti. Tanrım, ölmek istiyorum. Kendimi son kez onun kollarına attım. Ağlaya ağlaya uykuya dalmışım.

Erkeğin Günlüğü :
Öff be, FENERBAHÇE YİNE yenildi. Ama, kuru fasülye güzeldi…



WordPerfect:D
Temmuz 10, 2008, 2:00 pm
Kategori: Uncategorized

 ”Tüketici hakları konusunda Müşteri her zaman haklı mı? sorusunu irdelerken çeşitli çlkelerdeki mahkemelik olayları arastırmışlar ve buldukları belgelerden birisi. Olay gerçek… WordPerfect (Bilmeyenler için yazıyorum, bilgisayarı -elektrikli- daktilo gibi yapan bir programın yapımcısı)… Bu şirketin müşteriye yardım hattında banda alınmış bir telefon konuşmasını okuyacaksınız: Bu konusma sonrası WordPerfect görevlisi işinden kovuluyor. Kovulan görevli WordPerfecti kendisini “Gerekçesiz” işten çıkardığı için mahkemeye veriyor. İste bu konuşmanın deşifresi. -WordPerfect yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim.
-WordPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasıl bir sorun?
-Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda şu anda ne görüyorsunuz?
-Hiç bir şey.
-Hiç bir şey mi?
-Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
-Hala WordPerfect programında mısınız yoksa programdan çiktınız mı?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir “C” harfi görüyormusunuz?
-Bir “hece” mi..
-Boşverin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mı?
-Söyledim ya hiç bir şey yazmıyor.
-Monitor üstünde yanan bir lamba var mı?
-Monitör ne?
-Ekranı olan yer, televizyon gibi.. Çalıştığını gösteren küçük bir lamba var mı?
-Bilmiyorum.
-Monitörün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlı mı bana söyleyin.
-Bağlı.
-Harika. Monitörun arkasına bakınca baglı olan tek kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonunda bağlı olması lazım.
-Evet buldum.
-Tamam, şimdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı diye bakın.
-Kabloya ulaşamıyorum.
-Ulasmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir şeyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına baksanız…
-Eğilmek dert değil, karanlık oldugu için bakamıyorum.
-Karanlık?
-Ofisin işıkları kapalı, pencereden gelen ışık yetmiyor.
-Ofisin ışıklarını yakın.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrım..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarın kutusu, kitapları herşeyi duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Şimdi bilgisayarı sökün, aynen aldığınızdaki gibi paketleyin ve aldığınz dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötu mü?
-Korkarim öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
-”Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım” diyeceksiniz. işte böyle, kolay gelsin…..”



Dekolte erkeğe karşı
Temmuz 10, 2008, 1:57 pm
Kategori: Uncategorized

Dekolte kıskanç erkeğe karşı… :) )))

E- Canım

K – Canın çıksın

E – Hayrola yahu, ne dedik şimdi?

K -Mini eteğimi nereye sakladın yine?

E -Güzelim içine giysene o mini eteği, ben okula giderken beden dersi günlerinde eşofmanımı içime giyerdim. Hiç de bir kötülüğünü görmedim.

K – Onu vermezsen içinden G-stringimin göründüğü beyaz

pantolonumu giyerim.

Sana da ’simdi bu moda’ diye çıkarcı çağdaşlık

yaparım.

E -O artık siyah.

K -Nasıl siyah?

E -Boyattım. İndirim vardı, süper oldu… Giy ama , çok

yakışır sana.

K -Allah belanı versin sapık, kıskanç herif. Yaz gelsin

memelerimi herkese göstericem. Bir yandan da külahta dondurma yiycem.

E -Yaza daha çok var. Hem çıkarcı çağdaşlık ne demek?

K -hı?

E -Demin dedin de aklıma takıldı. Çıkarcı çağdaşlık ne

demek?

K -Mini eteğimin yerini söyle, söyliyeyim!!

E -İçime giydim!

K -……….!

E -Sen giymeyince…

K -Kıskançlıktan öl, adi , manyak ve terk edilesi

herif. Allah belanı versin.

E -Neyini kıskanayım be; mini etek mi giyiyorsun, beyaz

pantolon mu?

Agresif karı!…

K -Penye tişörtüm nerde, sütyensiz giyicem ve 110 metre

engelli koşucam.

K -Sallansın da herkes memelerimi görsün. Üstüne de

senini adını yazıcam.

E -Sütyensiz olmaz! Sallanırken adımı okuyamazlar. Zaten

tişörtü kapıcıya verdim.

K -Armani tişörtü mu?

E -Önce Armani’yle konuştum tabii, ’sorun değil

abi bildiğin gibi yap’ dedi.

Aşmış adam.

K -Kıskanç, aşağılık, çağdışı öküz! Seni terk ediyorum!

E -Ha bu arada kırmızı rujun dahil bütün makyaj

malzemelerini de Botanya’da ki depremzedelere gönderdim.

Zor zamanda yardim etmek lazım, moral olur Botanya’li

kadınlara.

K -KÜT!!!!!

E -Sen insanlıktan ne anlarsın be? Yokluk başına gelsin

de…



Delikanlının El kitabı
Temmuz 10, 2008, 1:55 pm
Kategori: Uncategorized

1. Delikanlı adam Scooter tipi motorlara binmez.
2. Delikanlı adam sözünden dönmez. Özü sözü birdir.
3. Delikanlı adam Light Cola içmez.
4. Delikanlı adam More ve benzeri sigaralaıi içmez. En delikanlı olanı Camel içer.
5. Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz yapmaz.
6. Delikanlı adam laga-luga yapmaz.
7. Delikanlı adam kaypaklık yapmaz.
8. Delikanlı adam dedikodu yapmaz.
9. Delikanlı adam ayagini yorganına göre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar.
10. Delikanlı adam görevden kaçmaz.
11. Delikanlı adam rejim yapmaz. Yapana da iyi gözle bakmaz. Diyet yogurt, peynir vs yemez.
12. Delikanlı adam büyüklerine hürmet eder,küçüklerini korur.
13. Delikanlı adam ana babasına extradan hürmet eder.
14. Delikanlı adam hayvanlara iyi davranır.
15. Delikanlı adam fino vb köpekleri gezdirmez.
16. Delikanlı adam köpekten korkmaz.
17. Delikanlı adam kısa pantolon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer.
18. Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez.
19. Delikanlı adam az konusur öz konuşur.
20. Delikanlı adam kodu mu oturtur.
21. Delikanlı adam fanatik olmaz.
22. Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez.
23. Delikanlı adam Labunyalardan haz etmez.
24. Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk Efes içer. Labunya birası içmez.
25. Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve göstermez. 26. Delikanlı adam gaza gelmez. Gerektiğinde 20. maddeyi uygular.
27. Delikanlı adam tavuk gibi erkenden yatmaz. Gerektiginde hemen uyanır.
28. Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. Örnek: Mirkelam, bir ara Hakan Şükür, veya top sakal.
29. Delikanlı adam borcunu öder. Sadece diğer Delikanlılardan borç alabilir. Labunyalardan borç alamaz.
30. Delikanlı adam mezesiz de içer. Yumruk mezesi her halikarda serbesttir.
31. Delikanlı adam avucunu yalamaz.
32. Delikanlı adam rüşvet verir ama alandan nefret eder. Rüşvetle is yapmaz.
33. Delikanlı adam açgözlülük yapmaz.
34. Delikanlı adam haraç vermez.
35. Delikanlı adam sallama çay içmez.
36. Delikanlı adam sadece Delikanlılarin müziğini dinler, Labunya müziği dinlemez (Tekno, Acid vb).
37. Delikanlı adam eroin ve kokain kullanmaz,satmaz satanlardan nefret eder.
38. Delikanlı adam Delikanlı gibi giyinir.
39. Delikanlı adam ırk, dil, din ayrımı yapmaz.
40. Delikanlı adam diğer insanları sömürmez, Labunyaları bile. Sömürenden nefret eder.
41. Delikanlı adam cömerttir, yardımseverdir, şefkatlidir.
42. Delikanlı adam modayı takip etmez.
43. Erkek Delikanlı adam küpe takmaz, labunya gibi saç uzatmaz.
44. Delikanlı adam kamyoncu kültürüne saygı gösterir.
45. Delikanlı adam taksici ve minibüscü kültürünü sevmez.
46. Delikanlı adam korkabilir ama korktugunu belli etmez.
47. Delikanlı adam Labunyalar gibi kasıntılık ve kibirlilik yapmaz.
48. Delikanlı adam Delikanlı adamı kollar.
49. Delikanlı adam Delikanlı gibi dans eder, Labunya gibi dans etmez.
50. Delikanlı adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi şahsiyetlerle muhatap olmaz.
51. Delikanlı adam kağıt helva, elma şekeri ve pamuk helva yemez.
52. Delikanlı adam ağzı açık cak-cuk sakız çiğnemez.
53. Delikanlı adam röntgencilik ve teşhircilik yapmaz.
54. Delikanlı adam Delikanlı arkadaşlarına servis yapabilir. Labunyalara kesinlikle servis yapmaz.
55. Delikanlı adam yağcılık ve yalakalık yapmaz.
56. Delikanlı adam Labunya takısı takmaz.
57. Delikanlı adam papyon takmaz, zorunlu hallerde kravat takabilir.
58. Delikanlı adam bilerek hata yapmaz, yaptığı hataları kabul eder ve düzeltir.
59. Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, fitness, step gibi Labunya işleri ile uğrasmaz.
60. Delikanlı adam içki içip sarhoş olmaz.
61. Delikanlı adam sarhoş olsa da olduğunu belli etmez.
62. Delikanlı adam ser verir sır vermez.
63. Delikanlı adam pantolon askısı takmaz.
64. Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez.
65. Delikanlı adam altın diş takmaz.
66. Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez, Labunyaları bile.
67. Delikanlı adam ispiyoncuları sevmez.
68. Delikanlı adam başkasının işine burnunu sokmaz.
69. Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz.
70. Delikanlı adam Labunyalar gibi mal beyanında bulunur gibi giyinmez.
71. Delikanlı adam el şakası yapmaz. Yapandan da hoşlanmaz. 72. Delikanlı adam konusurken el kol hareketi yapmaz.
73. Delikanlı adam canim, cicim, hayatım gibi lafları gereksiz yere kullanmaz.
74. Delikanlı adam emanete hiyanet etmez.
75. Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz.
76. Delikanlı adam hasta numarası yapmaz.
77. Delikanlı adam artislik yapmaz.
78. Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz.
79. Delikanlı adam iftira atmaz.
80. Delikanlı adam Light sigara içmez.
81. Delikanlı adam alçak gönüllüdür.
82. Delikanlı adam övülmekten hoşlaşmaz.
83. Delikanlı adam Labunyalarla tartışmaz. Labunyalara verilecek en iyi cevap kovmaktır.
84. Delikanlı adam kendisinden uzun boylu kızlarla dolaşmaz



Delinin mal beyanı!
Temmuz 10, 2008, 1:55 pm
Kategori: Uncategorized

1-Avşa adısında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen

2-gökyüzünde bi bulut

3-bitliste beş minare

4-bir yazlık biri kışlık iki platonik sevgili

5-büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın

öğle üzeri yaslanıp sigara açılan beyaz duvarı

6-ıslıkla da çalınabilen dört anonim türkü

7-palandökende bir palan, iki döken

8-kostamonu da üç kasto

9-üç fay hattı

10-bir çarşamba,iki perşembe,üç cuma

11-dünyada mekan

12-ahirette iman

13-denizde kum

14-uzayda yerçekimsizik

15-bi çuval gazoz kapağı

16-bi kiprit kutusu sigara izmariti

17-onsekiz saç biti

18-biri ingilizce 6 adet küfür

19-yirmi tane boş naylon poşet

20-sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht

21-bi sürü saç sakal, kıl,tüy,yün

22-üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka

reklamlı bank

23-bi ayakkabı çekeceği

24-üç don lastiği

25-iki büyük taş kütlesi

26- bir adet ağaç gölgesi

27-üç kuş kanadı sesi

28-bi sürü kedi köpek

29-bi marmara denizi

30-camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci

31-her akşam karıştırılan dört çöp bidonu

32-çalıp çalıp kaçılan beş melodili apartman zili

33-nakit 15 lira

34-anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömür



Dikkat yazılı warr!!
Temmuz 10, 2008, 1:54 pm
Kategori: Uncategorized

Kazasker nedir?

Yolunmus kaza kazasker denir Cemal/Orta-2

Olcek cesitleri nelerdir?

Boy olceyi,kilo olceyi ve kesir olceyi Ayse/Ortaokul-2

Dunyamiz nasil olusmustur?

Dunyamizi insanlar kurmustur. Dunyamiz temiz sular,temiz hava ve temiz yollari yani temiz yollarla dunyamiz guzel bir sekilde olusur. Seda/Ortaokul-2

Turkiye‘nin ozel konumunu aciklayiniz.

Turkiye cok ozel bir konuma sahiptir. Ozel bir konuma sahiptirden dolayi ozel konum baska kimseyi ilgilendirmez. Ama etrafimizdaki devletler ozel konumumuza karisip dururlar. Halbuki hic karismamalilar. Selim/Ortaokul-2

Boylam nedir?

Mesela kapinin oraya gittiyimizde boyunuzu olcebilirsiniz,buna boylam denir. Yavuz/Ortaokul-2

Bir seklin duz bir sekilde destek olmadan durmasidir. Serdar/Ortaokul-2

Karadeniz bolgesinin gecim kaynaklari nelerdir?

Balikcilik hamsi yani accik tarim, natasa en cok gecim kaynagi olanlaridir. Halil/Ortaokul-2

Karadeniz bolgesindeki tarimi anlatiniz.

Karadeniz bolgesinde toprak cok verimlidir. Burada en cok hamsi yetistirilir. Hamsi once ovalarda sonra yamaclarda en sonunda daglarda yetistirilmistir. Bu bolgemizde kislar cok yagisli oldugundan hamsiler serada yetistirilir. Hatice/Lise-2

Dis ticaret acigi nedir?

En dis ve en yabanci, cok uzak aciklara yapilan ticarete dis ticaret acigi diyoruz. Bilal/Ortaokul-2

Disari ihrac ettigimiz mallar yolda hasara ugrarsa veya yerine ulasamazsa buna dis ticaret acigi denir. Mahmut/Ortaokul-2

Fotosentez nedir?

Ayin dunyaya yaklasip uzaklasmasina fotosentez denir. Davut/Lise-1

Fotograflayip sentezlemek olayina fotosentez denir. Orcun/Lise-1

Bitkilerin derin nefes alip vermesine fotosentez denir.

Terliksi hayvan ne demektir?

Terlik giymeden dolasip duran deyisik turdeki hayvanlara Terliksi hayvan denir. Sevda/Lise-1

Tanim ne demektir?

Tanim,bir varliga bir seye ozgu nitelikleri belirtilmesi niteligi bicim seklindeki kelimeyi belirten anlam tarif… Meryem/Lise-2

Ovalar kaca ayrilir?

Dorde ayrilir: Yesil ova,kurak ova,agaclik ova ve gulluk gulustanlik ova. Esma/Ortaokul-2

Ovalar dorde ayrilir. Dogu,bati,kuzey,guney. Ali/Ortaokul-2

Cukur ova,duzluk ova ve yamuklu ova diye uce ayrilir. Ufuk/Ortaokul-2

Hangi durumlarda ara secime gidilir?

Meclis baskanlarinin iflasi durumunda ara secime gidilir. Ayse/Ortaokul-3

Meclisin gorev ve yetkileri nelerdir?

Mahkemelerce olmesi kesinlesenlerin olmesine izin vermek. Orhan/Ortaokul-3

Enlem nedir?

Bir canlinin boyunu posunu olcmeye yarayan sey. Ali/Ortaokul-2

Olcek cesitleri nelerdir?

1. Terazi tarti olcek — 2. Fakir olcek — 3. Zengin olcek Melek/Orta-1

Olcek nedir?

Bir ilmi birim birimidir, ve olcegin tanimini yapmak icin olcek gerekir. Arif/Ortaokul-1

Dogu Anadolu’da sanayi neden gelismemistir?

Dogu Anadolu cok daglik maglik bir yerdir. Oralar daglik maglik oldugu icin ulasim oraya gidemiyor. Ulasim gitmeyince fabrika kurulamiyor. Fabrika dagin tepesinde olmaz. Dagi yok etmek gerekir. Bu da para ister. Ulkemiz fukara karsilayamaz. Zaten dagi yok etmek icin dinamit konulsa teroristler onlari calip cirpip goturur. Bu yuzden oraya endustri gitmemis. Mustafa/Ortaokul-1

Istanbul’un onemi nedir?

Istanbul onemli bir sehirdir. Topragi altindandir. Koyden goc edenler Istanbula is,as bulmak icin giderler. Ve zengin olup koylerine geri donerler. Bagzilari ev parasi icin bagzilari ise baslik parasi icin…Ama bunlar hepsi eskidendi. Simdi bir tek ev parasi ve cocuklarin okuma parasi icin geliyorlar. Simdiki zamanda baslik parasi yoktur,kacan kacana,seven sevene. Koyden Istanbula gelen hemseriler coktur. Ayricana Istanbulda cok cok urun yetisir. Bunlarin bazilari domates,salatalik,lahmacun, ve kivircik maruldur. Istanbul ayrica Asya ile Avrupa arasinda bir yol gecen hani koprusu gibidir. Her bir kimse bu kopruden gecer. Istanbul onemli olmasaydi nufusu onbes milyon olur muydu hic? Derya/Ortaokul-2

Ermeni(Dogu) sorununu aciklayiniz.

Osmanli Devleti altinda yasayip ekmek yiyen Ermeniler kendi kendilerini kiskirtmalari sonucu dogu anadoluda hosnutsuzluklara basladilar. Mustafa Ataturk pasa dusmanla basedebilmek icin Kamil Karabekiri Ermeni uzerine dogrulttu. Ermeni yenilip baris istedi. Boylelikle en iyi sonuc osmaninin oldu Pinar/Ortaokul-3

Erzincan’daki depremzedeler icin neler yapmaliyiz?

Oraya gidip, depremzedelere yardim etmeliyiz,hal hatirlarini sormaliyiz. Depremzedelerin sobalarini yakmaliyiz,yorganlarini ustlerine ortmeliyiz. Acikanlara corba filan icirmeliyiz. Melek/Ilkokul-5

Cevre kirliligi canlilari nasil etkiler?

Cevre kirliliginden,dunyadaki insanlarin 100/90′ni sakat 100/10′u olmus. Cevre kirliligi insanlara sakincalidir. Melek/Ortaokul-1

Aşağıdaki atasözlerini açıklayınız.

GUNES BALCIKLA SIVANMAZ

Gunes isinlari degdigi yeri kurutur ve col haline getirir. Gunesi cahmurla sivarsak bu delilik olur. Gunes balcikla sivanmaz diyorum. Gunes bunca uzaktan dunyamizi etkiliyorsa dunyadan cahmur alip sivamaya gittigimizde gunese yetismeden cahmur kuruyp toprak olur. ve bizde oluruz. Eger gunes cahmurla sivansaydi cahmur kurur eski halini alirdi,yani kururdu diyorum. Sinan/Lise-1

SAKLA SAMANI GELIR ZAMANI

Bir Arkadasimiz bir sey isterse vermeyiz, ama bir kalem veya silgi isteriz. O da bize vermez. Komsunun oglu veya kizini okula savacak kitabi yoksa komsununda varsa vermeli, zamani gelince o da ona verir. Turkiye Irak’a odunc silah vermezse Turkiye’de bir savasa girdiginde Irak’in aklina sipadanak gelir ve Turkiyeye yardim eder. Ornegin Spor kulupleri Trabzonspor Fenerden odunc para vermesi lazim,vermese bile Fenerin Trabzonspora isi duser. Zamani geldiginde Trabzonda Fenere vermez. Buyuk Turk gencleri birbirine bir ev kiralar,zamani gelince o evi veren buyuk Turk gencinin alin terini,emegini eline koymalidir. Bir ailenin inegi hastalanmis veteniren aramaya koyulur. Diger komsunun evinde telefon vardir. Telefonu acmaya izin vermez inek orada olur. Aradan yillar gecer o telefonu acmaya izin vermeyen komsununun oglu hastalanir. Aha iste simdi zamani geldi. Onun evindeki telefonu bozuldu. Onun evinde telefon var ve telefon acmaya gidemez. Ya iste saklasaydin samani gelirdi simdi zamani

SAKLA SAMANI GELIR ZAMANI

Koyde samani dograyip samanliga koyarlar. Sonra bir iki yil sonra o samani agirbasli hayvanlarimiza yediririz ve onlarda bize gereken urunleri verirler. Sakladigimiz samani hirsizlar yahut teroristler calip cirpip goturmezse en sonunda bir vakit zamani gelir. Ilyas/Ortaokul-1

AYAGINI YORGANINA GORE UZAT

Ayagini yorganina gore uzatirmisin. Ayagini cekyata gore uzat. Yani ayagini belirli bir yere kadar uzat. Ayagini yorgana gore uzatmazsan ayagin acikta kalir ve olursun Kendine dikkat ol.Biz kendimize dikkat olmazsak oluruz, usutup gume gideriz. Nineler kendilerine dikat etmezseler olurler. Dedelerde bakimsizliktan olurler veya acsizliktan da olurler. Babaannelerde yasliliklarindan olurler.Veya kalpten de gider hic haberleri olmaz.yasli babalar kalpten bakimsizliktan,kansizliktan olebilirler. Yeni dogmus bebeklerde mamasizliktan oluyorlar. Bir gelin yeni evlenmis gelin eve gelmis. Ana ve baba sevincinden olmus. Simdi oniki,onuc,ondort yaslarinda kalpten gidenler oluyor. Melek/Ortaokul-1

SAKLA SAMANI GELIR ZAMANI

Yani bir seyi saklayinca zamani eninde sonunda gelecektir. Saman hayvanlarin yemeyidir. Cimenlerin kurumasiyla cimenler sararir,saman olusur. Samanlar da bazi yerlere satilmaya gider ve ordan hayvanlarini alan insanlar samanlarini kiloyla alirlar ve bitince yine alirlar. Koylerde cok cimenler vardir. Onlarin kurumasiyla saman olusur ve oradan imalat yerlerine gider. Gun gectikce onlar satilir. Kurban bayrami gelince hayvanlar kesilir ve etleri afiyetle yenir. Bazi hayvanlar disi ise onlarin yavrulari olur. Disi hayvanlar yavrularini emzirirler ve disi hayvanlar ac kaldiysa ona saman verirler. Hayvani varsa onu tarlaya getirir,onu gezdirir,tozdurur. Ot yedirirler ve aksam olunca onlari yerine getirirler. Onlari misilca uyuturlar. Ornek 1: Bir gun kadinin kocasi kaza yapmis ve onunda bir ayani kesmisler ve ona cok para lazimmis ve kocasina takma ayak takdircaklarmis hic bir doktor yapamazmis ve yabanci ulkeden doktor getirmisler ve kadinin kocasinin ayagina takma ayak taktirmislar ve para kadina cok lazim olmus Atalarimiz demiski sakla samani gelir zamani Selda / Ortaokul-2

AYAGINI YORGANINA GORE UZAT

Her zaman her yerde dikkatli olmaliyiz. Mesela bir yere alisverise gittik Neler alacaksak ona gore yanimiza paramizi almaliyiz. Bir yere gittik ve gittiyimiz yerde yorulduk. diyelim ve bir taksiye bindik, gidecegimiz yere geldik ve bir baktikki para cantasinda onbin bile yok. Aha simdi aba altinda sopa yedin kafasiz. Taksiciye yalvar yakar, aldirmadi,surdu gitti. Ta ormanlik yere koydu Etrafta in cin top oynuyor. Baska hic kimse yok, care de yok. madem onbin bile yok niye taksiye bindin kafasiz. Yorganina gore uzatsana. Basimizi agaclara vururuz. Ayagimizi yorganimiza gore uzatirsak basimiza bir sey gelmez. Humeyra/Ortaokul-1



Doktor itirafları
Temmuz 10, 2008, 1:53 pm
Kategori: Uncategorized

kralsalih; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 31; Ülke: Almanya
Askerdeyken sağlık kontrolünden geçirilmiştik. İdrar tahlili için hepimize plastik bardaklar verilmişti. Erlerden biri bunun üzerine doktora: “Bunları neresine kadar dolduralım?” diye sormuştu. Doktorun cevabını aynen yazıyorum: “Bize biraz dudak payı bırak da içerken üstümüze dökülmesin.”

polatefeali; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 46; İl: Adana
Bir arkadaşımın doktor babası anlatmıştı. Bir klinikte çalışıyormuş ve hiç abartısız her gün yaşlı bir çift muayene olmak için geliyormuş. Tabi kovmak olmaz, her gün muayene ediyor, ilaçları bittikçe yeni reçeteler yazıyorlarmış. Bir gün yaşlı teyze yalnız gelimiş. Klinikteki herkes şaşırmış. Merakla sormuşlar. Teyzenin cevabı: “Amcanız bugün biraz hasta, o yüzden gelemedi

ayıklapirincintaşını; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 32; İl: Ankara
Muayeneye gelen hastalar beni potansiyel damat olarak mı görürler bilinmez ancak kontrole daima süslenmiş, püslenmiş, bayram çocuğu kılıklı bir hanımla gelirler. Önceki gün yaşlı bir teyze kontrole torunuyla birlikte geldi. Torun yeni gelin gibi göz süzdü, bilindik tavırlar… Bu durumu diğerlerinden ayırıp beni dumur eden kısım şöyle gelişti: Torun masadan bir kağıt aldı, üzerine adını ve telefonunu yazıp bana uzattı, “Acil bir şey olursa ararsınız” dedi! Nasıl yani? Acil bir şey olursa siz beni arayacaksınız! Benim sizi aramam için nasıl bir aciliyet olabilir?

Doktor bir arkadaşım anlatmıştı;Bir adam on yaşlarındaki çocuğunu nefes darlığı çektiği için muayeneye getirmiş. Tetkiklerden sonra nefes borusuna baskı yapan bir tümör tespit edilmiş. Heyet halinde çocuğun babasına durumu anlatmışlar. Adam sonuna kadar sakin sakin dinlemiş. Bizimkiler de meseleyi anlatabildikleri için sevinmişler. Adam birden, “Yani şimdi pekmezi kaynatıp içirsek açılmaz mı?” diye sormuş

parisşiirgibi; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 29; İl:Ankara 01.05.2006
O doktor gömleğiyle kendime güvenim o kadar artıyor ki, herkes bana bakıyor sanıyorum. Çıkardığım anda omzum düşüyor, güvenli bakışlarım sönüyor. Bir yasa çıksa da her yerde gömlekle gezsem.

naproksen sodyum; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 24; İl:Antalya 25.03.2006
Tıp öğrencisiyim. Doktor olmak istemiyordum. Kıytırık bir bölüm seçip yata geze okumak istiyordum. İşin kötü tarafı, artık hastalara bakıyorum. Bugün üroloji bölümündeydim. Adamın tekinin yumurtalıklarını incelemem gerekiyordu. Adamın soyunmasıyla tuvalete gitmem bir oldu. O neydi öyle ya! İğrenç! Haliyle hocam beni eve gönderdi. Sanırım ben bu işi yapamayacağım.

drklm; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23; İl:İstanbul 14.03.2006
Tıp fakültesinde öğrenciyim. Tıp öğrencileri olarak hastalara uygulanan tıbbi prosedürleri izliyoruz. Özellikle hastaya acı veren işlemlerde birçok arkadaşım hastanın çok acı çektiğini düşünüp kendilerini kötü hissederken ben sadece yapılan işleme odaklanıyor ve hastalar için zerre kadar üzüntü hissetmiyorum. Galiba berbat bir doktor olacağım.

papadoc; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 40; İl:İstanbul 21.01.2006
Özel bir hastanede uzman doktor olarak çalışıyorum. Muhasebe elemanları beni cimri ve küçük hesaplar peşinde koşan biri olarak görmesinler diye küçük tutarlı vergi iade fişlerini yazmadım. İtibar önemli. Aslında her fişi yazmak isterdim. Boşa gittiler diye üzülüyorum.

diagonalpas; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 34; İl:İstanbul 14.01.2006
Yoğun bir muayene gününde hastanın biri, “Doktor bey sanırım kuş gribi oldum” dedi. “Yanlış yere gelmişsiniz, dahiliyeye gidin lütfen” dediğimde, “Yok yok doktor bey, ben doğru geldim, kuş gribi derken şey işte, benim kuş, minik kuş yani, şey, artık yapamıyorum da…” gibi şeyler söyledi. Pes yani!

gsimera; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 34; İl:İstanbul 26.10.2005
Dört yıl SSK doktorluğunda duyduklarınızı başka hiçbir yerde duyamazsınız. “Ne yedi?” sorusunun cevabı, “Her zamankinden”dir. “İlaçlar bitti mi?” dediğinizde, “Ağır gelir diye kestik” derler. Her gün “Allah belanızı versin” diye dua ederler. “Paranızı biz veriyoruz” diye küfür ederler. Kimse bilmez ki gecede 450 hasta bakılır. Yirmi dört saat hiç uyumaz o doktor.

çingene75; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 30; İl:Samsun 11.10.2005
Bir doktor gözüyle yurdumdan insan manzaraları. Tüm hastalar acildir, üç yıldır dizi ağrıyanlar dahil! Acil olmayanların mutlaka yetişmeleri gereken otobüs, evde kalmış bebek gibi mazeretleri vardır. Hemen hemen tümünün ayaktan girip kafadan çıkan, tıp fakültesinde bize anlatılmamış tarzda ağrıları vardır. Çoğu, “Bak beni eyi muyane et ha!” der. Genellikle siz reçeteyi kapatınca birden asıl rahatsızlıklarını hatırlarlar.

cimridoktor; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 40; İl:Ankara 26.09.2005
Bir doktor olarak en çok zoruma giden şey başka bir doktora vizite ücreti ödemektir. En çok hoşuma giden şey başka bir doktorun bana vizite ücreti ödemesidir. En çok sinirlendiğim şey ise hastaların bir kez vizite ücreti ödedikten sonra onlarca kez ücretsiz kontrol muayenesi istemesidir.

daima_sadık; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28; İl:İzmir 25.08.2005
Doktorum. Tüm gün çalıştıktan sonra eve geldiğimde iki veya üç hasta komşu ile karşılaşıyorum. Genelde bu durumu sakin karşılayıp yadırgamıyorum. Çünkü bizde “Bedava mezar bulsa yatar” psikolojisi var. Ortamda bi doktor varken mutlaka bi hastalık bulunur, bulunmasa da uydurulur ve check up’tan geçilir. Ama geçen gün gelen komşumuzun, karın ağrısını araştırmak üzere gaita (kaka) analizi yaptırması gerektiğini söylediğimde, “Ben senin tuvaletine yapayım, sen ordan alıp hastanede tahlil yaptırırsın” demesi üzerine artık sakin karşılamamam gerektiğini anladım. Ama bu kadar da olmaz ki!

evrimleşendoktor; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 28; İl:İstanbul 07.07.2005
Uzman doktor olduktan sonra iki ay kadar işsiz kaldım. Evde oturup birkaç özel işimi halledeyim derken başıma neler geldi biliyor musunuz? Kocamın beni aldattığını, babamın annemden başka 4 kadınla beraber olduğunu, kız kardeşimin bakire olmadığını, kocamın sigara içtiğini, arabamı gece çizenin kocamın kız kardeşi olduğunu öğrendim! Ev hanımı olunca gözlerim açıldı yani!



Kamyon yazıları
Temmuz 10, 2008, 1:51 pm
Kategori: Uncategorized

O gözlerin var ya! Benim olacaksın delikanlıca.

Gidişine kızlar, duruşuna yollar hasta…

Rampaların ustasıyım, gözlerinin hastasıyım

Önünü görmeden sollama, evine acı haber yollama…

Sollama beni, sollarım seni! Hadi, hayırlı yolculuklar abi…

Kuzu kurdun, yol Ford’un…

Gözlerin güzel ama bakmasını bilmiyorsun.

Aşıksan vur saza… Şoförsen bas gaza!

Sevene can feda, sevmeyene elveda!

Dünya dikenli bir hayat, sevenlerde mi kabahat?

Çilemse çekerim, kaderimse gülerim!

Alırsın Ford, olursun Lord!

İstedim vermediler; sen şoförsün dediler!

Rampanın atmacası!

Gaz, fren, şanzıman; halin duman!

Aşk çekenin, yol gidenin!

Yaklaşma toz olursun, geçme pişman olursun.

Uzaktan seveceğim, haberin olmayacak.

Sollama beni, mahcup ederim seni!

Tek rakibimiz, Türk (orijinalinde “Yeni Oblomovka” idi) Hava Yolları.

Dünya delikanlı olsaydı, yuvarlak olmazdı.

Bir sabah uykusuna doyamadım bir de sana…

Dün gece görmüşler seni, dağıtmışsın şanzımanı freni…